5 Temmuz 2009 Pazar

Bujungali selalesi ve Jinja

Jinja Jinja diye anlatip duruyorlar nedir bu Jinja? Kampala baskentse, Jinja'da macera baskentiymis elimdeki rehbere gore. Belki dogru ama sadece kesenin agzini bol acarsan...

Jinja'nin cok yakinindaki Bujungali selalelerini gormek cok da buyulemedi beni acikcasi, belki rafting ya da kayak gibi bir aktivite yapmak daha cekici kilabilir selaleyi, ama bunlar da hep mzungulara hitap ettiginden fiyatlari normale gore cok cok yuksek.

Gerci ben Jinja'yi macera merkezi olmasi nedeniyle degil de sakinligi, motorsikletliden fazla bisikletlilerin dolastigi yollari (bisikletler de taksi niyetine kullaniliyor burada tipki boda boda'lar gibi) ve her kasabada-koyde olan o simsicak havasi nedeniyle sevdim.


Tipki Kampala'da oldugu gibi Jinja'da da oldukca fazla bir hindistanli (asyali genel anlamda) populasyonu var ve Ugandalilardan cok daha iyi hayat sartlarina sahipler, Ugandalilar tarafindan da pek sevildikleri soylenemez. Onlari mzungulardan yani beyaz tenlilerden cok daha ayri bir yere koyuyorlar. Hatta duydugum bir hikayeye gore
Johannesburg'daki hindistanli nufusunun zenginligi yerel halki o kadar rahatsiz etmis ki, ici AIDS'li kan dolu siringayi kalabalik yerlerde hintlilerin kollarini batiriyorlarmis onlari ulkeden kacirmak icin. Ugandalilarsa bu tur bir deliligi henuz akillarindan gecirmemisler neyse ki.

Jinja'da iki amerikali kadinla tanistim, onlardan biri olan Kendra buraya misyonerlere katilmak icin gelmis, bakmis kafalari uyusmuyor kendine baska bir amac aramis Uganda'da kalmak icin. Simdi kuzeydeki catismalardan kacip Jinja'ya yerlesen kadinlara cesitli esyalari nasil uretebilecekleri konusunda ders veriyor. Canta, pantolon (bizim de ki iste'dekinin aynisi!), turlu esarplar...Hem kumaslari ozel bir yontemle boyuyorlar hem de belli dikis teknikleri ogretiyor onlara Kendra. Sonra da onlari internet araciligiyla ve Amerika'daki iletisimde oldugu magazalar araciligiyla satiyor. Graci ise ona yardima gelmis, kadinlara ingilizce ogrenmede yardimci oluyor ve Kendra'ya yardim ediyor.
Ben de onlarin atolyesini ziyaret edeyim dedim, pek fazla kadin yoktu gittigimde ama Julia'ya kardesinin sacina ''afrikan stili'' sekil vermesine yardim ettim biraz, tum saci yapmak on saat civarinda suruyormus!

Maalesef kumaslari nasil boyadiklarini goremedim, boyayi koyacaklari tencerenin dibinin delik oldugunu fark ettik son anda..!

Aksama dogru Victoria Golu'ndeki Nil'in kaynagina dogru bir gideyim dedim, bir de baktim bir cocuk toplulugu, tutmuslar ogretmenlerinin elinden yuruyorlar minik minik adimlarla. Biri bagirdi arkamdan ``Mzunguuu!!``Dondum efendim dedim, nasilsin dedi, iyi misin? Bizim evimizi ziyaret etmek ister misin, dedi. Su su yetimhanede kaliyoruz diye acik adresi de verdi! Yahu bu cocuk dort yasinda mi? Ben bunu alsam da memlekete gotursem ya, Ayse yenge getireyim mi ister misin:)))

resim 1> Bujungali Selalesi

resim2>Selale kenarinda bir akrobasi gosterisi

resim3> Kendra'nin ogrencilerinden biri, t-shirtu ve benim dilim!

resim4>Julia'ya yardim ederken

resim5> Yine Maribular bu sefer agacin uzerinde

3 yorum:

enes dedi ki...

:::Seda Abla Seni Çok Özledik::: Siteye Yazdıklarını Word`e atarak onu matbacıya götürüp kitapmı bastırsak ne dersin ?? :D



Enes Meşeli

NEZİHA dedi ki...

canım harika herşey :) masal kahramanı gibisin...

Anıl dedi ki...

Resim 4 süper. Gerçekten. Yazı hakkında da yazmak isterdim ama maalesef yine çok uzun geldi. Bu arada "Bu bloğu seven bunu da sevdi" diyerek reklam da yapayım, hehe:http://acetobalsamico.blogspot.com/