'' Ruyamda koca bir poset dolusu para buluyordum, anneme heyecanla poseti gosterdigimde, bu paranin okul harcligimi odemek icin kullanilacagini soyluyordu, icim icime sigmiyordu o an. Bir de uyandim ki ne goreyim, ne poset var ne de para etrafimda. Annem tum gorduklerimin bir ruyadan ibaret oldugunu sessizce fisildadiginda goz yaslarina boguldum
28 Ağustos 2009 Cuma
Ruyalarimizi Paylasalim
'' Ruyamda koca bir poset dolusu para buluyordum, anneme heyecanla poseti gosterdigimde, bu paranin okul harcligimi odemek icin kullanilacagini soyluyordu, icim icime sigmiyordu o an. Bir de uyandim ki ne goreyim, ne poset var ne de para etrafimda. Annem tum gorduklerimin bir ruyadan ibaret oldugunu sessizce fisildadiginda goz yaslarina boguldum
22 Ağustos 2009 Cumartesi
Uganda Dogal Yasam Egitim Merkezi
Telli turna, merkezde bulunan iki yuz elliyi askin kus cesidinden en goz alicisiydi belki ama kus meraklilarinin asla es gecmedigi "shoebill"i de unutmamak lazim. Ilk gordugumde heykel zannettigim, kucuk daglari ben yarattim havasindaki bu donuk mavi kus, koca gagasi sayesinde bebek bir timsahi bile mideye indirebiliyormus! Papaganlarsa bir baska alemdiler, nasil egitilmislerse artik kisitli kelime hazineleriyle bir iki dakika boyunca sohbet edebiliyorlar ziyaretcilerle. Dogal yasam merkezinin bir de internet sitesi var, ilgilenenlere: www.uweczoo.org
resim1 >Telli Turna
resim2>Shoebill
resim 3>Maymun bebegini tasirken
resim4 >Maymunlardan kiskanip bit ayiklamak
resim5,6>Gergedan ve disi aslan
19 Ağustos 2009 Çarşamba
Ssese Adalari
Calistigim Ilkogretim Okulu’nun kurucusu Nina’nin Ssesse Adalari’nda bir isletmesi oldugunu biliyordum da bu kadarini beklemiyordum dogrusu! Hikaye soyle basladi aslinda, Nina beni, Esukanesi’deki hizmetime tesekkur mahiyetinde bir hafta sonu icin isletmesine davet etti. Kaldigim koyden taa Ssese Adalarina kadarki yolculugum oyle zorluydu ki, artik bir yere ulasilacagini unutmus, o minik dolmusta tek kisilik koltuga uc kisi sigismis, pestilim cikmis bir vaziyette hoplaya ziplaya sonsuzluga karisacagimi sanmistim.
Nina’nin isletmesi Palm Beach Resort’a vardigimdaysa karsimda o zamana dek gordugum, bildigim Uganda’dan oylesine farkli bir yer vardi ki! Geldigim yeri algilayabilmem icin bir kac kez gozlerimi ovusturmam gerekti.
Ssese Adalari irili ufakli seksen dort adadan olusuyor, benim ziyaret ettigim yerse adalardan en buyugu ve en taninmisi Buggala. Kalangala adindaki sirin mi sirin bir sahil kasabasinda bulunuyor Nina’nin isletmesi.
Ssese Adalari, Uganda’nin diger kesimlerine nazaran cok daha bakir kalabilmis, bu korunmuslugunu ulkede yasanan ic savaslardan nasibini almamis olmasina borclu. Nitekim ada tam bir kus cenneti, hayatimda hic bu kadar farkli turden kusu tek bir yerde gordugumu hatirlamiyorum, agzim acik hayran hayran izliyorum kuslari belgesel izliyormus misali. Kuslarin haricinde hipopotam, maymun ve timsah turleri de mevcutmus adada, benim kismetime dusense maymunlar oldu. Ayak parmaklarimin ucunda cit cikarmadan ada ormanlarina yaptigim kesif gezilerinde doga tum guzelligini comertce onume serdi, gorkemli agaclarin arasindan her renkten kuslar beni gor, bana da bak diye sakiyip durdular. Sonra bir maymun ailesi selam verdi ormanin en yasli agacinin dallarindan sarkarak, ne cok isterdim gelsinler bir de kucaklasinlar beni!
resim1> Adadan bir goruntu
resim2>Palm Beach Resort
resim3> Minik kus
resim4> Orman diye buna denir
resim5> Kaktusun ustunde camasir kurutmaca
15 Ağustos 2009 Cumartesi
Cizgi Film Haftasi
8 Ağustos 2009 Cumartesi
Muz Yapragindan Bebekler
Cuma gunu dogadan topladigimiz ote beri ve Masaka'dan temin ettigim kumaslar ve boyalarla oyuncak bebekler yaptik. Ayakkabilari seker kamisi, vucudu curumus muz yapragi, gozleri tutku meyvesi cekirdegi bebeklerimiz oyle sirin oldular ki!
Bu arada soylemeyi unuttum, Esukanesi ikinci gonullusunu agirliyor, Almanya'dan Lucia. O geldiginde kendimi okul ve koy hakkinda o kadar cok sey anlatirken buldum ki meger ben coktan olmusum Kisiitali da
resim1> Bebekler ve Cocuklar
resim2> Kisiita'nin(kaldigim koy) Domuzlari
resim3> Ben fistik ezerken
Ugandali Super Kahramanlar
Artik Esukanesi maceramin sonlarina yaklasmis bulunuyorum. Buraya oylesine alistim ki ayrilmak hic de kolay olmayacak, kimbilir ileride tekrar yolum duser buralara.
Bu hafta drama dersinde cocuklardan super kahraman yaratmalarini istedim. Digerleri zor durumda kalacaklar ve kahraman gelip onlari bu zor durumdan kurtaracakti: cocuklarin buyuk bir kismi super kahramani kotu bir cadi/ buyucu olarak algilayip ona gore dogaclar sergilediler, super kahramanin "super"liginden surekli suphe ettiler, kimi zaman onun aslinda bir hayalet olduguna kanaat getirip sopalarla olduresiye dovduler. Diger yandan super kahraman da sundugu hizmet karsisinda cok yuksek meblalar talep etti, vermeyenleriyse super gucuyle hayatina son vermekle tehd
Kimi dogaclardaysa super kahraman, sozune danisilan yasli, bilge biri rolundeydi, derdi olanlar super kahramana dert yaniyorlar, kahraman da onlara akil veriyor soyle boyle yapin diye ve hop sorun hemencecik cozuluyor.
Ama hic bir dogacta -benim gormeyi bekledigim gibi- superman gibi bir kahraman yaratilmadi. Cizgi film izleme olanaklari olmadigindan yarattiklari super kahramanlarin yuzde yuz onlarin hayal gucu oldugunu soyleyebilirim.
Tabi ki en buyuk sorun, yeterli yagmur yagmamasi, havanin asiri derecede gunesli olmasi nedeniyle ekinlerin yetismemesiydi. Tum problemler eninde sonunda tarim olanaklarinin azalmasina cikiyordu. Neyseki ite kaka farkli sorunlar uzerinden de hikaye uretmeyi basardilar. Bunlardan bir tanesinde, hamile koc, dogum vakti gelmesine ragmen dogurmuyordu bu nedenle "kucuk tanri"ya gidildi. Kucuk tanri, (superkahramana verilen isimdi bu) kocun sahibini buyuk bir coskuyla karsiliyor ve ona kocun bir insanla ciftlesmesi gerektigini, ancak bu sekilde dogumun gerceklesecegini soyluyor. Bir diger hikayede kari koca super kahramana (bu sefer buyucuydu) gidiyorlar ve dogacak bebeklerinin erkek olmasi icin ricada bulunuyorlar. Kahraman, topraga bir avuc tohum ekiyor ve erkek bebek dunyaya geliyor. (Bu arada soylemeden gecemeyecegim, buralarda erkek cocuk dogurmak kiz dogurmaktan cok cok daha degerli)
Onun disinda bu hafta sevdikleri bir hayvanin resmini yapip, onlara birer mektup yazdilar. Mektupta onu hangi ozelligi nedeniyle sevdiklerini anlattilar. Hemen her mektupta hayvan, muhtemel yenilesi bir nesne olarak gorulup, besleyici ozellikleri ovuldu de ovuldu. Tavuga mektup yazan cocuklar, "Sana bayiliyorum tavuk, etin o kadar tatli ki, hem yavas yavas yurudugun icin seni kolayca yakalayabiliyoruz, tanri seni bize bagislasin!", inege mektup yazan cocuklar,"Gecenlerde yanindan gecerken beni ezmeye calistin ama muhim degil, sutunu kana kana iciyorum, etin de oyle leziz ki..." diyor mektuplarinda.
resim1> Super Kahraman Agac Kadin
resim2> Makyaj Yaparken
resim3> Super Kahraman Kucuk Tanri
resim4>Super Kahraman Aslan Adam
1 Ağustos 2009 Cumartesi
Veli Toplantisi
Okulda 300 cocuk olmasina ragmen her ne kadar veli sayisi 30'u gecmese de oldukca renkli gecti gorusmemiz. Once kisa bir dans ve tiyatro gosterisi sundu cocuklar, sonra mudur bey konusmasina basladi: cocugunuz sitma oldugunda buyucuye goturmeyin diyordu, kligine goturun doktor gorsun, gecen sene bir cocugu kaybettik bu yuzden...Hakikaten de burada o kadar cok sitma vakasina sahit oluyorum ki..
Veli gorusme gunu tam bir curcunaydi. Siniflar, veliler tarafindan kullanildigindan, cocuklar bosa ciktilar.Orada burada yanima gelip, Avrupa, Turkiye hakkinda sorular sormaya, kendilerini alip goturmem icin ricada bulunmaya basladilar. Acik tenli olmadiklari icin Avrupa'da maymun muamelesi goreceklerinden korktuklarini, ama yine de tek isteklerinin Uganda'dayi terk etmek oldugunu anlattilar.Velilerden biri beni cevirip, torunumu evlat edinir misin diye sordu; cocugumun okul taksidini oder misin diye yalvaranlar oldu. Ve ilk defa kurufasulyenin haricinde bir sey cikti ogle yemeginde: ay baligi! Mikroskobik bir balik turu kendisi ama itiraf edeyim agzima koyamadim, arar oldum kurufasulyemi!
resim1> veli toplantisindan bir kare
resim2> veliler muduru dinlerkenresim 3> drama dersinden bir kare
resim4> minik drum calarken
resim5> veli toplantisinda cocuklarin gosterisi
resim6> Avrupa hakkinda sohbetler
Uganda'da Zaman Kavrami
heralde. Nedenine gelince, cok degisik bir zaman algilayisi var burada. Sabah, ogle ve aksam
var ama gunun bu farkli dilimlerini saate
ama sabah saat 7 yok mesela.Buna ragmen okulda isler buyuk bir hevesle saat kullanilarak halledilmeye calisiliyor, yalniz bunda pek de basarili olunamiyor. Su saatte su aktivite olacak denildiginde bunu ben dahil kimse takip edemiyor cunku tum okulda sadece mudurun odasinda olmak uzere bir tanecik saat var!Saatin buradakiler icin pek bir sey ifade etmedigini ilk su sekilde fark ettim: gecen sabah kalktigimda 8'de derste olmam gerekiyordu, birine saati sordum, mudurun odasina gitmis bakmis belli ki saat 4 diyor. Ben, sabah vakti saatin 4 olamayacagini, mutlaka saatin ayarinin bozulmus